Haber

Devlet Bahçeli’den yerel seçim mesajı: Güçlü Yasama, İstikrarlı Yürütme, Uyumlu Belediyecilik

ENSONHABER’İ TWİTTER’DAN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ

28. Dönem Milletvekilliği ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından Türkiye yeni bir seçim için çalışmalara başladı.

MHP Lideri Devlet Bahçeli de Mahalli İdareler Seçimleri hazırlık sürecinin resmen başladığını duyurdu.

Bahçeli konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı.

Devlet Bahçeli’nin açıklaması şöyle:

Demokratik ve yasal ilkeler çerçevesinde aziz milletimizin beğeni ve tercihiyle gerçekleştirilen 14 Mayıs ve 28 Mayıs Genel Seçimleri sonunda bir yandan 28. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi tecelli etmiş, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi diğer tarafta oluşturuldu.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin özel ve stratejik avantajları nedeniyle bir haftalık süre içerisinde kabine kurulmuş, böylece yasama-yürütme sisteminin ortasında uyum sağlanarak siyasi istikrar korunmuştur.

Bu bağlamda Türk milleti, Cumhuriyetin 100. yılında önemli ve etkili bir başarıya imza atmış, mübarek iradesiyle önümüzdeki beş yılın ve Türk Yüzyılının yol haritasını belirlemiştir.

Heves, arayış ve arzular içinde kıvranan yerli ve yabancı çeşitli fitne çukurlarına da ülkemizi zifiri karanlık uçurumlara sürükleme fırsatı verilmemiştir.

Cumhuriyetin kuruluşuna eşlik eden ruh ve duruş, Milli Mücadele yıllarının irfan ve ahlakı, elbette Türkiye’nin her cepheden ilerleme ve yükselme azmini destekleyen Cumhur İttifakı’nda vücut bulmuştur.

14 Mayıs ve 28 Mayıs 2023’ün kazananı hiç şüphesiz hem Türkiye hem de Türk milleti olmuştur.

Sözü edilen bu istisnai kazanımın 31 Mart 2024’te yapılacak seçimlere yansıması, Türkiye’nin merkezi yönetimden yerel yönetimlere uzanan sınır boyundaki gücüne güç katacaktır.

Muhalefet partilerinin sorumluluğundaki belediyeler maalesef en kötü dönemlerini yaşıyor.

Çalışma ve hizmet siyaseti yerine kin ve düşmanlık siyaseti izleyen muhalefet partileri, yerel yönetimlerde başarısızlığa uğradı ve dağıldı.

Türk milleti böylesine yürek burkan, çarpık ve yozlaşmış bir tabloya asla mecbur ve layık değildir.

31 Mart 2019 tarihinden sonra rezil ittifak partilerinin yönetimine giren belediyeler adeta Fetret’e mahkûm edilmiş, bu belediyelerin hizmet etmekle yükümlü oldukları şehirler ve bu şehirlerde ikamet eden aziz vatandaşlarımız çaresizliğe ve ilgisizliğe terk edilmiştir.

Güven sarsılmış, CHP ve diğer muhalefet partisi belediye başkanları üstlendikleri misyonları kasten ihmal etmelerinin yanı sıra genel siyasetin bilinmeyen tartışma ve polemiklerinin çıkmazına hapsetmişlerdir.

Türk demokrasi ve siyaset tarihi, bugüne kadar yerel yönetimlerdeki vasat ve vahim düzensizliğe, üstelik atalet ve acizliğe hiç tanık olmamıştır.

Çünkü çarpıcı gerçekler apaçık önümüzde duruyor.

CHP ve HDP başta olmak üzere muhalefet partilerinin yönetimindeki inleyen belediyelerin milli iradenin müdahalesiyle kurtarılması, gündemin en sıcak konusu haline geldi.

Başta İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Aydın, Muğla, Hatay, Eskişehir, Tekirdağ ve Mersin Büyükşehir Belediyeleri olmak üzere HDP’nin terör örgütü PKK’ya yardım ve yataklık yapmak için zehirlediği, seferber ettiği belediyeler mutlaka el değiştirmelidir. ve halkın yönetimine geçer.

Yerel yönetimlerdeki konumsal ve merkezkaç işgallere son verilmelidir.

Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı, yerel yönetimlerdeki bozguncu zihniyetin milli güvenliği ve toplumsal barışı baltaladığı görüşünde.

Zillet ittifakı, içine düştüğü kaosu ülke geneline taşımak ve yaymak için can atıyor ve deyim yerindeyse ateşle oynuyor.

CHP’nin iç yapısını habis bir tümör gibi saran çelişkilerin üstünü örtmek için, keskin ağızlı ve siğil yönetici veya vekillerin toplumun hassas olduğu alanlarda provokasyonlara alet edilmesi dikkatle izlenmesi ve izlenmesi gereken bir tehdittir. önlemler alınmalıdır.

Başta CHP Genel Lideri olmak üzere görev başındaki provokatörlerin Muğla Akbelen’deki iç huzuru bozma çabaları günlerdir gözümüzden kaçmadı.

Her geçen gün eriyen bir partinin ve marjinal yedeklerinin her türlü alçaklığa başvurduğu ve Akbelen’den bir Gezi Parkı ayaklanması yaratmaya çalıştığı açıktır.

Ortak aklın suskunluğuyla birlikte sinerjisini ve siyasi istikrarını kaybeden, ağır bir iç kargaşanın tutsağı haline gelen ve kongresini bile yapmaktan aciz kalan CHP yönetiminin her konuda krize oynadığı görülmektedir.

Muğla Akbelen’de FETÖ ve PKK bağlantılı suç tiplerine eylem alanı açan, çevreci örgütlere sözde destek veren, illegal sol gruplarla el ele verip olay çıkarmak için fırsat kollayan CHP yönetimi, olay çıkarmaya çalışıyor. siyasi komaya girmesine neden olan yüksek tansiyonu bir kanal aracılığıyla Türkiye’ye yaymak.

CHP, feodal siyasi beyliklerini ilan etmiş bir avuç kanunsuz çıkarcının kuşatması altındadır.

Akbelen’de, mağrur ve kahraman jandarmaya eşkıya diye bağıran ve adeta bir kayyum işbirlikçisi gibi peşinden koşan CHP’li bir milletvekilinin, utançla anılacak rezil görüntülere sahne oldu.

HDP’li bölücülerin yaptığını CHP’li milletvekilleri de denedi.

Türk vatanında Türk askerine yönelik düşmanca tepkinin cezasız ve karşılıksız bırakılmaması, dokunulmazlığının kaldırılması ve yargılanmasının önünün açılması demokrasi ve hukuk namusu adına bir zorunluluktur.

Zillet ittifakı, Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimlerindeki hüsran acısı ile ölçek ve boyutlarını tamamen kaybetmiştir.

Seyahat Parkı’nda ağaç olmadığı gibi Akbelen’de de ağaç olmadığı kesin.

Muhalefet partileri, sokakları alt üst ederek, toplumsal olayları kaşıyarak, sandıkta alamadıkları sonucu çatışma ortamı yaratarak kestirme yollara başvurmak istiyor ve bu nedenle provokasyon kuyruğuna girmekte bir sakınca görmüyorlar.

İzlenen bu yol, yol değil, muhatapları adına yenilgi ve mahcubiyettir.

Sorumsuzluğun ve bilinçsizliğin bir başka örneği de Akbelen’de CHP Genel Başkanı’nın etrafının sarılıp çemberin kendi aleyhine daralması, o ise Akbelen’de uzamasıdır.

Sömürü siyaseti, inkâr ve ihanet sarmalının ön kapısı olduğu için faillerine bir fayda sağlamaz.

Esenyurt’ta işlenen alçak bir cinayetle toplum yapısını tedirgin eden, tedirginliği artıran, güven ve barış ortamını karartmaya çalışanlar, siyasetten ve demokrasiden ümit kesen rezil zihniyetten başkası değildir.

Suç ve suçlularla mücadele kararlılıkla devam edecek ve bu süreçte kimse hor görülmeyecektir.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ikinci devresinde Türkiye’mize bir insan hakkı olan barış hakim olacaktır.

Cumhur İttifakı’nda bu konuda güçlü bir irade ve uyanık bir inanç son derece hakimdir.

Sabırla, sükunetle ve huzurla vatandaşlarımızın can ve mal güvenlikleri titizlikle korunacak ve müdafaa edilecektir.

Aslında milletimizin içi rahat olsun, gönlü rahat olsun.

Milliyetçi Hareket Partisi, ekonomiden diplomasiye, sağlıktan spora, iktidardan ekonomiye, güvenlikten güvenliğe her alanda Türkiye’nin başarısı için merkezi yönetim ile yerel yönetim arasında siyasi, fikri ve amaç birliğini gerekli görmektedir. eğitimden sanata, sanayiden ulaşıma terörle mücadeleye kadar.

Bu amaçla 31 Mart 2024 tarihinde yapılacak Yerel Yönetimler Seçimlerinin hazırlık sürecine 24 Temmuz 2024 tarihinde başlanmış ve 1 Ağustos 2024 tarihinden itibaren kademeli olarak ülke geneline yaygınlaştırılmasına karar verilmiştir.

“2024’e Doğru Anadolu Diyarı” temasıyla çalışmalarımız hız kesmeden devam edecek.

Yerel Yönetimler Seçim sürecinde kullanılacak görsellerimiz yurt genelinde seçilen billboardlarda vatandaşlarımızın bilgisine sunulacaktır.

Hedefimiz “İstikrar ve Hizmet İçin, Uyumlu Yönetim İle Umutlu Bir Gelecek”e ulaşmaktır.

Hedefimiz “Merkezden Yerele, İstikrarı Bozmadan Umuda Doğru” yolunu tutmaktır.

Hedefimiz “Ülkede Tek Yönlü Akıl, Genelden Yerele, Yönetimde Birlik” oluşturmaktır.

Hedefimiz “Ayrılıksız Yerel Güç, Ülkede İstikrar” sağlamaktır.

Hedefimiz “Yönetimde İstikrar, Güçlü Gelecek”.

Hedefimiz “Yeni Yüzyıl, Öncü Türkiye, Üreten Belediyecilik”.

Hedefimiz “Güçlü Yasama, İstikrarlı Yürütme, Uyumlu Belediyecilik”.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak Yerel Yönetimler Seçimlerinde izleyeceğimiz ilk stratejik hedefimiz; mevcut belediye başkanlıklarımızı korumak ve yenilerini ve hatta daha fazlasını eklemek.

İkinci stratejik hedefimiz ise; Cumhur İttifakı’nın doğasına ve ruhuna uygun hareket ederek, muhalefet partilerinin yönetimindeki belediyelerin içler acısı mozolesine ve içler acısı durumuna son vermektir.

14 Mayıs ve 28 Mayıs 2023 tarihlerinde yerel yönetimlerde elde edilen demokratik başarıyı pekiştirmek, Türk ve Türk Yüzyılı yürüyüşünü hızlandırmak görevimizdir.

Gayret bizden, tevfik Allah’tandır.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yerel yönetimlerin birlik ve bütünlük içinde yapılanması ve tek ses tek solukta merkezi yönetim, medeniyetler ve milletler arayışında ülkemiz için büyük bir koz olacaktır.

Milletimize inancımız ve inancımız tamdır.

14 Mayıs ve 28 Mayıs’ta havlu atan muhalefet partileri, 31 Mart 2024’te kaybedecek ve Türkiye’nin ufkunu sandıkta gizlemenin bedelini ödeyecek.

Emperyalizm için kurşun asker olmanın acı ve ağır sonuçlarını zamanı geldiğinde herkes görecek.

haberduzici.xyz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu